Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK.244)

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu; seçimlik hareketli bir suç olarak TCK m.244’te düzenlenmiştir. Maddede yer alan herhangi bir seçimlik hareketin işlenmesiyle suç sübut bulur. Seçimlik hareketleri bazı örneklerle açıklamak gerekirse;

Sistemi Engelleme: Sistemden yararlanma yetkisi olan hak sahibi kişinin, sisteme erişiminin engellenmesi suretiyle sistemi engelleme veya erişilmez kılma seçimlik hareketi işlenmiş olur. Örneğin, bir kimseye ait twitter hesabına girdikten sonra, hesap şifresinin değiştirilmesi suretiyle kişinin sisteme erişimin engellenmesi suçu oluşur.

Sistemi Bozma: Bilişim sisteminin, teknik altyapısına uygun bir şekilde çalışmasını veya kullanıcının istediği şekilde çalışmasını bozmak suretiyle sistemin işleyişinin bozulmasına neden olunacak şekilde işlenen bir fiildir. Örneğin, internet üzerinden sipariş verilen bir sitenin sipariş bilgilerini daha geç almasını neden olmak için yazılım yoluyla sistemi bozma.

Verileri Yok Etme veya Değiştirme: Bilişim sisteminden yararlanma yetkisi olan hak sahibinin, sisteme kaydettiği kişisel verilerinin yok edilmesi veya değiştirilmesidir. Örneğin, bir kimsenin instagram hesabına girerek tüm bilgilerini sildikten sonra çıkmak, bilişim sistemindeki verileri yok etme suçunu oluşturur. Aynı hesapta bulunan bilgilerin değiştirilmesi, örneğin kişinin profilindeki isminin, kendisini tanıttığı yazı içeriğinin değiştirilmesi de verileri değiştirme suçu olarak kabul edilir.

Örnek kararları inceleyecek olursak:

 Sanığın da çalıştığı aile şirketine ait telefona bağlı internet hesabından şikâyetçiye ait elektronik posta hesabına girildiğine ilişkin Microsoft şirketinden gelen yazı yanıtları ve kolluk araştırması sonuçlarına, şikayetçinin 22.12.2010 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği fotoğraflara ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçiye ait elektronik posta ve facebook hesaplarının şifresini ele geçirerek bu adreslere giren, facebook hesabında yazışmalar yapan ve şifreyi değiştirmek suretiyle katılanın anılan hesaplara erişimini engelleyen sanığın, eylemine uyan 244/2. maddesi uyarınca “Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması hukuka aykırıdır.

 Sanığın babasına ait internet hesabından katılana ait elektronik posta hesabına bir çok kez girildiğine ilişkin Microsoft ve TİB’den gelen yazı yanıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre; katılana ait elektronik posta hesabının şifresini ele geçirerek bu adrese giren ve şifreyi değiştirmek suretiyle katılanın elektronik postalarına erişimini engelleyen sanığın, eylemine uyan 244/2. maddesi uyarınca “Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu” nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması kanuna aykırıdır.

Yargıtay, eşlerden birinin, diğerine ait facebook adresinin şifresini değiştirerek erişimi engellemesi ve uygunsuz resim paylaşmasını da, TCK md. 244/2 kapsamında sisteme girişi engelleme, verileri değiştirme ve sisteme veri yerleştirme bilişim suçu olarak kabul etmiştir.

Bilişim sistemlerini kullanarak haksız çıkar sağlama suçu, ayrıca değerlendirilmelidir. Şüphelinin amacı sistemin işleyişini engellemek veya verileri değiştirmek veya yok etmek ise bu bilişim suçunun ilgili fıkra hükümleri uygulanacaktır. Yoksa, şüpheli aynı zamanda kendisi için haksız bir kazanç elde etmek niyetindeyse ilgili fıkra hükümleri değil, TCK md. 244/4’de düzenlenen bilişim suçu hükümleri uygulanacaktır.

Bilişim suçlarını işleyen şüphelinin amacı sistemi kullanarak banka veya kamu kurumunda bulunan paranın veya parasal değerin mülkiyetini elde etmekse, bu durumda suç bilişim suçu olmaktan çıkar, faile bilişim suçları yerine TCK md. 142/2-e’de düzenlenen nitelikli (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle) hırsızlık suçundan ceza verilir.

Yargıtay, bir internet sitesi üzerinden araç satışı için kaparo alan şahsın gerçekten aracın sahibi olmaması karşısında işlenen suçu bilişim suçu değil, TCK 158/f’de tanımlanan nitelikli (bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle) dolandırıcılık suçu olarak kabul etmiştir.

Sistemi engelleme, verileri değiştirme, bozma veya yok etme gibi fiillerle, fail; kendisine veya başkasına haksız bir çıkar sağlıyorsa bu bilişim suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Bu fıkra kapsamındaki bilişim suçunun cezası iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Yani, fail hem hapis cezası ile hem de adli para cezası ile aynı anda cezalandırılmaktadır.

Yargıtay, failin, mağdura ait Turkcell’de kayıtlı süper şifreyi öğrenerek mesaj yoluyla kendisine kontör alması şeklindeki bilişim suçu yoluyla elde edilen haksız kazancın bu fıkra kapsamında cezalandırılması gerektiğini belirlemiştir.

Yargıtay, bir bankanın sistemine girip başka bir hesaba para gönderip bu paranın arkadaşı tarafından çekilmesini sağlayan failin, TCK md. 244/4 hükümleri uyarınca nitelikli bilişim suçu işlediğini kabul etmiştir.

Gerçek bir kişi kullanılmadan hiç kimseyle yüz yüze gelmeden sadece bilişim sistemi kullanılarak bankalardan haksız çıkar sağlamaya dönük bilişim suçları bu fıkraya göre cezalandırılacaktır. Bankaya ait çek, dekont, hesap cüzdanı vs. gibi araçlarla kişilerle muhatap olup onları kandırmakla birlikte bilişim sistemi de kullanılarak bankalardan haksız menfaat temin edilmişse, bu kez bilişim suçları değil, TCK md. 158/1-f’deki nitelikli (bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle) dolandırıcılık suçu işlenmiş olur.

Başkasına ait kredi kartı veya banka kartı bilgilerinin internet üzerinden kullanılarak alışveriş yapılması ise bu maddedeki bilişim suçlarını değil, TCK md. 245’de düzenlenen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” bilişim suçunu oluşturur.

TCK.243 için bakınız…

Kaynakça:

https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/ 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 01.11.2013 tarih ve 2012/33557 Esas, 2013/25987 Karar sayılı Kararı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 01.11.2013 tarih ve 2012/31216 Esas, 2013/25978 Karar sayılı Kararı